e
sv

Sosyal İkilem: Sosyal Medya Ve Ruh Sağlığınız

avatar

Şulenur Kekil

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Sosyal Medyanın Ruh Sağlığınız Üzerindeki Etkisi

Geçtiğimiz iki yılda, pandemi nedeniyle sosyal medya kullanımı eskisinden daha yaygın bir hale geldi. Sosyal hayatla kurulan bağ, neredeyse tamamen telefon ekranı ile sınırlı oldu.  Evde kalmak zorunda olduğunuz süreler boyunca, verimli aktiviteler yapmak yerine birçok insan telefonlarına, bilgisayarlarına gömüldü. Bütün haberler bu şekilde öğrenildi. Sevdikleriniz ile böyle iletişim kuruldu. Sosyal medya bir dayanak noktası haline geldi. Farkında olmadan telefonlara ve özellikle sosyal medyaya bağımlı olundu.

Uzun zamandır iyi ya da kötü çoğu duyguyu hissetmede araç olan şey sosyal medya. Sizi üzen olayları sosyal medya aracılığıyla öğreniyorsunuz. Aynı şekilde mutlu eden olayları da. Kısır döngüye girmiş halde sürekli ekranları aşağı yukarı kaydırıyoruz. Kendinizi, farkında olmadan ruh sağlığınızı kötü etkileyen olayların ve kişilerin içinde bulabiliyorsunuz. Unutulan tek şeyse, sosyal medyanın sahteliği

Ekran başından yalan ve asılsız haber üretenler, bu iki sene içinde katlanarak arttı. İnsanların mutsuz oluşu ve hissedecek bir duygu aramaları sebebiyle, evden kendi hayal güçlerine dayandırdıkları olayları ve kişileri sosyal medya üzerinden gerçekmiş gibi gösterdiklerini biliyoruz. 

Sosyal Medyanın Ruh Sağlığınız Üzerindeki Etkisi

Bazı insanlar bu sahteliği görüp geçerken, özellikle yaşı küçük olan sosyal medya kullanıcıları, gerçeklik algılarını yitirebilirler. Doğruyu ve yanlışı sosyal medya üzerinden öğrenmeye çalışmak, sizi hiçbir yere ulaştırmaz. Kullanıcıların başlangıçta amaçladıkları keyifli zaman geçirmekken, daha sonra bütün günlerini bu platformlarda harcar hale geldiler. Sosyal medya sadece zamanınızı çalmakla kalmayıp aynı zamanda mental sağlığınızı da tehdit eder haldedir. Araştırmalara göre, sosyal medya platformlarında çok zaman geçiren insanların anksiyete sevileri yükselmiş ve depresyona girme oranları artmıştır. Kullanıcılar, çoğunlukla sahte olan bir hayatta yaşadıklarından, gerçeklik algılarını yitirmeye başlarlar. 

Dilerseniz, konuyla ilgili Harvard Tıp Fakültesi çalışanı Dr. Lisa Coyne’ın konu hakkındaki konuşmasına buradan ulaşabilirsiniz. 

Sosyal Medyanın Ruh Sağlığınıza Verdiği Zarardan Nasıl Korunursunuz?

Öncelikle, sosyal medyanın yukarıda belirttiğimiz kötü etkilerinin yanında, insanlarda mutluluk hormonu salgılamaya yardımcı olduğunu, gün içindeki yoğunluktan biraz uzaklaşıp kafa dinlemelerini kolaylaştırdığını ve onları eğlendirdiğini söyleyebiliriz. Ama her durumda ve olayda olduğu gibi, bunu aşırıya kaçarak yapmak bize zarar verir. Bu zarardan korunmak için yapabileceğiniz ilk şey, kendinize bir zaman ayarlamak olmalı. Örneğin, Instagram’a bakarken zamanımın nasıl geçtiğini anlamıyorum diyen biriyseniz, ayarlar kısmından kendinize maksimum bir kullanım süresi belirlemeniz ve bu süre dolduğunda telefonu bırakmanız size yarar sağlayabilir. 

İkinci olarak, eğer telefonu elinize bir şeyleri araştırmak için aldıysanız, odağınızı kaybetmeyin. Gelen bildirimlerin veya mesajların dikkatinizi dağıtmaması için, aradığınız şeye odaklanın ve işiniz bittiğinde telefonu kapatın. 

Sosyal medyanın olumlu taraflarına odaklanmak, sizi kötü hissetmekten uzak tutabilir. Sevdiklerinizle konuşun, iletişime geçin. Güleceğiniz şeylere bakın, arkadaşlarınıza yollayın. Bunlar sizi strese sokup, mutsuz etmekten çok mutlu olmanızı ve keyifli vakit geçirmenizi sağlar. 

Bu ve bunun gibi daha fazla konu için Sağlık kategorimize, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. 

Sıradaki içerik:

Sosyal İkilem: Sosyal Medya Ve Ruh Sağlığınız