Leica M11 İnceleme

Yazar Yorum Yap 2 views

Leica‘nın M serisi kameralarının geçmişi 1950’lere kadar uzanabilir, fakat Leica M11 bugüne kadarki en modern ve yeni özelliklerle dolu model. Bu tarz bir kameradan beklediğiniz olağanüstü yapı kalitesine ve minimalist tasarıma hala sahip, fakat aynı zamanda yeni bir 60MP full frame arkadan aydınlatmalı sensör ve 64 GB dahili depolama gibi diğer yenilikleri de içeriyor.

Leica M11 Özellikleri

Bu, Leica M11‘i bugüne kadarki bir M serisi kameradaki en yüksek çözünürlüklü model haline getiriyor. Aslında Lecia M11, Sony A7R IV‘te bulunan sensörü kullanıyor olabilir. Bu, 40MP Leica M10-R‘den sonra oldukça büyük bir güncelleme ve çok daha büyük baskıların yapılmasına olanak sağlıyor. Fakat bu yüksek çözünürlüğün dezavantajı, en ufak odaklama hataları ve lens eksiklikleri söz konusu olduğunda ortaya çıkan sorunun affedilmez olmasıdır.

Her zamanki gibi, otomatik odaklama, gövde içi görüntü sabitleme veya video kaydı yok, bu nedenle hibrit bir kamera arıyorsanız başka bir yere bakmalısınız. Örneğin Fujifilm X-Pro3, oldukça düşük bir fiyat etiketi için daha modern bir çekim deneyimi sunuyor. Fakat X-Pro3, M11‘de bulacağınız saf telemetre deneyiminden de yoksundur.

Leica M11 Özellikleri

Genel olarak, Leica M11, serinin geleneksel cazibesini daha modern özelliklerle dengeleme konusunda iyi bir iş çıkarıyor. ISO 3200‘e kadar mükemmel görüntü kalitesi elde edebilirsiniz. Fakat M11‘in sınırlamalarını akılda tutmak önemlidir. Hız veya çok yönlülük için tasarlanmamıştır.

DNG‘leri ve JPEG‘leri 60MP, 36MP veya 18MP çözünürlükte çekme seçeneği olsa da, doğal 60MP çözünürlük bu tür bir kamera için tartışmasız çok yüksek.

Leica M-serisi kameralar, bir ayağı sıkıca geçmişte, diğer ayağı ise dijital olarak gelecekte olan benzersiz bir seridir.

Leica M11 Özellikleri

Bu, fotoğrafçılara çok daha uygun fiyatlı bir alternatif sunmasına rağmen benzeri olmayan bir çekim deneyimi sağlıyor. Fujifilm‘in X-Pro3‘ü bile tamamen aynı değil. Fakat M11, klasik ve çağdaş arasındaki bu dengeyi korurken, bazı etkileyici ve kullanışlı özellikler sayesinde bugüne kadarki teknolojik açıdan en gelişmiş M serisi kameradır.

60 MP full frame arkadan aydınlatmalı CMOS sensör, M11‘i serinin bugüne kadarki en yüksek çözünürlüklü kamerası yapıyor. M11‘de sensör, DNG‘lerin ve JPEG‘lerin 60MP, 36MP veya 18MP çözünürlüklerde yakalanabileceği anlamına gelen Üçlü Çözünürlük Teknolojisi sunar, böylece elinizdeki çekime en uygun çözünürlüğü seçebilirsiniz. Ölçüm de sensör tarafından sağlanır, bu nedenle artık önceki M serisi modellerden daha fazla ölçüm seçeneği var. Bunlar noktasal, merkez ağırlıklı ve çok alanlı odalama içerir.

Telemetre kategorisine giren kameraların çoğu yalnızca tek bir SD kart yuvası sağlarken, M11‘in 64 GB dahili depolama seçeneği de sunuyor. Bu, verileri çeşitli şekillerde kaydetmek üzere ayarlanabilir. Bireysel depolama sağlamak, görüntülerinizi yedeklemek, taşma depolaması olarak kullanmak veya her iki depolama seçeneğinde farklı dosya türleri için ayarlayabilirsiniz.

Leica M11‘in arkasındaki 2,3 milyon piksel, 3 inçlik dokunmatik ekran, D-pad kullanarak veya dokunarak gezinmesi kolay, fazlasıyla basit bir menü sistemi ile keskin ve nettir. Fakat LCD ekran, optik vizöre bir alternatif olarak dünyaya dijital bir pencere sunarken, video kaydının olmaması M11‘i saf bir fotoğraf makinesi modeli haline getiriyor.

Leica M11 Özellikleri

Optik vizörün kendisi, farklı lensler takıldığında çerçevenin kenarlarını gösteren kenar çizgileriyle birlikte parlak ve nettir. Bu, 35-50 mm gibi standart odak uzunlukları için çok uygundur, fakat daha geniş ve daha uzun lenslerle kullanmak daha zor olabilir.

Leica M11, basit kontrollerle uygulamalı, geleneksel telemetre çekim deneyimi arayan fotoğrafçıları hedefliyor. Odaklama, optik vizörden görülebilen bölünmüş görüntülü telemetre kullanılarak yalnızca manuel olarak yapılır. Kullanımı gayet kolay, fakat herkesin zevkine uygun değildir. Kesinlikle otomatik odaklama kadar hızlı ve etkili değil. Fakat Canlı Görünüm kullanılırken odak zirvesi kullanılabilir ve bir alternatif sunar.

Kameranın iki rengi mevcut, gümüş ve siyah. Alüminyum üst plaka kullanan siyah versiyon ve geleneksel pirinç üst plaka sunan gümüş model. Bu, siyah M11‘i kardeşinden 110g daha hafif yapıyor.

Tasarım açısından Leica M11, fotoğrafçılık için temel ayarlara doğrudan erişime sahip minimalist bir kameradır. Arkada sadece bir D-pad, pozlama telafisini ayarlamak için bir başparmak kadranı, bir Oynat düğmesi, Menü düğmesi ve FN düğmesi bulunuyor. Varsayılan olarak, Fn düğmesi Canlı Görünümü açıp kapatacak şekilde ayarlanmıştır, ancak 28 ayardan birine erişmek için yeniden yapılandırılabilir.

Önceki modellerin geleneksel çıkarılabilir taban plakası bu modelde yer almıyor, fakat artık daha uzun ömürlü pile, SD karta ve şarj ve veri aktarımı için kullanılabilen USB 3.0 bağlantı noktasına daha hızlı ve daha kolay erişebilirsiniz.

Adil olmak gerekirse Leica M11, yüksek hızlı sürekli çekim için kullanacağınız türden bir kamera değil, bu nedenle kare hızı gözden kaçabilir, fakat mekanik deklanşörün yalnızca 1/4000s’ye kadar çıkması şaşırtıcı. Elektronik obtüratör 1/16000s’ye kadar çıkıyor.

Kağıt üzerinde, Leica M11, görüntü kalitesi söz konusu olduğunda bazı etkileyici bilgilere sahip. Talep edilen 15 duraklı dinamik aralığa sahip 60 MP arkadan aydınlatmalı bir sensör, ISO 50.000‘e kadar çıkan bir aralıkla temel/yerel ISO 64 ve 14 bit DNG ham dosyaları destekler. Leica‘nın sensöre çarpan eğik gelen ışık ışınlarını düzeltebildiğini iddia ettiği bir IR (kızılötesi) ve UV kesme filtresi var.

Odağınız kısmen bile olsa kapalıysa, ortaya çıkan görüntüler kullanılamaz hale gelebilir. Ayrıca, keskin görüntüler LCD ekranda gözden geçirildiğinde son derece net görünürler, fakat onları Lightroom‘a aktardığınızda ilk göründükleri kadar keskin olmadıkları hemen ortaya çıkar, bu nedenle odaklama her zamankinden daha kritiktir

Daha Fazlası İçin:

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL

Merhaba Adil Anıl öktem